Ana Sayfa
 
20 Mayıs 2012 Pazar
» Ana Sayfa
» Hakkımızda
» Genel Merkezimiz
» Tarihçemiz
» Başbuğ Türkeş
» Genel Başkanımız
» MHP Programı
» Resim Galerisi
» Adanamız
» Haberler
» Duyurular
» İl Başkanlığı
» İlçe Teşkilatları
» İl Kadın Kolları
» Bilgi & İstek
» Anket

 
 

 

Arama Siteleri:
Ziyaretçi Sayısı



 

       TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ'NİN DOĞUŞU VE GELİŞİMİ

      TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ'NİN DOĞUŞU VE GELİŞİMİNİ ANLAMAK İÇİN YÖNTEM

      Türkler ,bilinen tarih boyunca varolan ,varoldugunun ve tarih suurunun mahseri vicdaninda makes buldugu bir topluluktur. Türklerin tarihteki bulunma ve varligini ilk andan itibaren "millet" kavramiyla adlandirilip adlandirilmayacagi ilmen ve tarihen tartisilabilecek bir konudur. Ancak bir gerçeklik olarak her kavmin ve hatta her boyun ,diger kavim ve boylara karsi,her zaman kendi farklilik ,kimlik ve varligini devam ettirmek olarak tesekkül eden hislerinin ,millet veya milliyet fikrinin insiyaki baslangiç noktasi olarak ele alinmasi mümkündür. Dahasi buradan baslamak ,gerek millet anlayisi ve gerek kimlik tartismalari bakimindan olmazsa olmaz kaziyyedir ,arsimed noktasidir. Bu sekilde biz ve onlar ayirimindan ,insanlikla beraber var olan farklilik noktasi nazarindan kalkilmadikça ilmen , tarihen ve mantiken millette dahil her türlü sosyal kimlik tartismasi anlamsiz olacaktir.

     Bu itibarla Türklük duygu ve suurunun Türk kavim ve boylarinda ,her zaman varoldugunu ifade edebiliriz. Tabiatiyla bu ifademiz ,indi bir mülahazadan ibaret degildir. Evvela yukarida isaret edilen kaziyeye dayanir. Saniyen mantikidir. Salisen tarihi bir gerçektir. Yani tarihi vesikalara dayanir. Bu vesikalar ,yazili tarih öncesinden sifahen ta günümüze kadar intikal eden destanlardir. Bu vesikalar ,Göktürk devrinden kalma bilinen ilk yazili Türk ve Türkçe metinler olan Orhun Abideleridir…Bu vesikalar ile beraber tarih boyunca ortaya çikan türk siyasi organizasyonlari ve devlet gelenegide iddiamizi destekleyen argümanlardir.Simdi bu argümanlari yakindan inceleyerek açiklamaya çalisalim.

     Konu üzerinde metodolojik bir izah yapmak uygun olacaktir. Destanlar, kitabeler ve siyasi tarih üzerine daha yakindan egilirken sadece Türklerin ne zamandan beri varolduklari ile degil nasil varolduklari ile de alakadar olacagiz. Böylece Türklerin varolusuyla beraber tesekkül etmeye baslayan tarih suuru ve milliyet fikrinin yönlendirici unsuru olan Türk kimlik kodlari ile siyasi kültürünün sergilenmesi mümkün olabilecektir.

     Siyasi kültür,bir toplulugun siyasi düsünüs ve davranislarini ,siyasi kurumlarini ve en genis anlamiyla siyasetini biçimlendiren etmenlerden biri olarak ,siyasi geleneklerin ,egilimlerin ve hislerin temel fikri kodlarin toplami olarak tanimlanabilir.

    Bir baska deyisle ,siyasi kültür ,toplulugun siyasi nesnelere karsi bilissel yönelis ve tutum alis kaliplaridir. Burada siyasi nesnelerle kastedilen vatan,millet,devlet,dost-düsman,farkli toplum ve siyaset öznelerine bakislari,hürriyet ve egemenlik anlayislari,insan haklari, anayasa, partiler, muhalefet, ordu, ülkenin siyasi tarihi,hukuk gibi temel kavramlardir. Gelenekler,kollektif tarihi hatiralar,duygular,normlar,semboller tarafindan belirlenen bu yönelis biçimleri,siyasi davranis egilimleri olarak tezahür eder.

     Siyasi kültür bir-iki özellige indirgenemez,ama bazi ögelerin daha belirleyici ve merkezi bir konumda bulundugu,ötekilerinde bunlardan belli bir iç tutum ve tutarlilikla türedigi bir özellikler bütünü olarak düsünülebilir. Bir siyasi tahlil araci olarak siyasi kültür yaklasimi ,konunun gelisimini daha iyi ve temel eksende anlama imkanini bize veriyor.

     Konuyu çevreleyen teorik ,kavram ve teknik tartismalara girmeden burada su kadarini söyleyebilirizki ,siyasi kurum ve sistemlerin incelenmesinde iktisat ,siyaset ,hukuk yaninda ,sosyo-kültürel,fikri ve ideolojik etmenlere de yer verebilmeyi mümkün kilan siyasi kültür yaklasimi çalismamiz için yol gösterici bir yaklasimdir.

     Siyasi kültür yaklasimini yeglemek ,siyaset felsefesi üzerinde bir nebze durmamizi icbar etmektedir. Çünkü ,"iyi toplum nedir?Adil toplum hangisidir?" sorularinin cevabinin arandigi siyaset felsefesi ,siyasi kültürden bagimsiz olmadigi gibi ,siyasi kültür yaklasimini kullanabilmek ve milliyetçilige nüfuz edebilmek için siyaset felsefesinden bahis açmak icap etmektedir.

     Siyaset incelemelerinin uzun bir tarihi vardir. Yaklasik ikibinbesyüz yillik tarihi olan siyaset incelemeleri ,tarihteki bütün uygarliklarin bilgi ve kültür birikimlerinin temalari olmasi bakimindan evrenseldir. Buradaki evrensellik konunun evrenselliginden gelir. Yani ,bütün zamanlarda bütün toplumlarda geçerli olmasindan. Siyaset kavraminin ve siyaset yapma anlayisinin zamanlar boyunca ve toplumdan topluma degisen bir muhtevasi olsa da,degismeyen bir mahiyeti bulunmaktadir. Toplumun oldugu her yerde bir farklilasma ve bu farkliliklardan kaynaklanan bir birarada yasama problemi vardir. Dolayisiyla siyaset sözkonusudur.

     Toplum halinde yasama,dolayisiyla baskalariyla bir arada yasama mecburiyeti, insanin kendi hayatini devam ettirebilmesi ve hayatinin gayelerine ulasabilmesi ile bunlara yönelik tehlikelerden bertaraf edilebilmesi için,bir "insan anlayisi" nin ,projenin gündeme getirilmesini gerektirir. Siyaset veya siyaset felsefesi iste bu insan anlayisini ,projesini uygulamaya yönelmek demektir. Yoksa siyasetle ilgilenmek amaçsiz bir ugras olamaz.

     İnsan anlayisinin ,insanin ne oldugu ,neye hakki bulundugu,ne yapmasi,ne olmasi gerektigi ve ne yapabilecegine iliskin cevaplari nedir,dünya üzerinde ve diger varliklar karsisinda yeri nedir; Tanri önündeki durumu nedir,bu bakimdan Tanri’nin bir aracimi yoksa kendine ait ve degerleri olan müstakil bir varlikmidir? İnsan neyi bilebilir.Ne kadar bilebilir? Bilginin yapisi nedir?

     Bütün bu sorularla beraber siyaset ve devlet anlayisinin dayanmasi gereken "iyi" ile "kötü"yü birbirinden ayiran degerlerin olmasi gerekir. Dolayisiyla ahlaki bir temelin olmasi gerekir.

     Bunun disinda hiçbir siyasi felsefe,bireyin toplum içindeki konumu ,haklari ve bu haklari bakimindan devlet karsisindaki durumu,devletin varliginin mesrulugu ,eger varligi mesru ise faaliyet alaninin genisligi ve hangi tür isleri yapabilecegi ,gücünün siniri gibi konularda tutarli görüsler ortaya koymadikça ciddiye alinmaz. Bütün bunlar siyaset felsefesinin bir "felsefe sistemi"nden ilham almasi gerektigini gösterir.

     Bir felsefi sistemin tutarli bir alt sistem özelligi göstermeyen siyaset anlayisi, birbiriyle baglantisiz,hatta birbirleriyle çelisen bölük-pörçük fikirlerden meydana gelen sözde siyasetlere,projelere,programlara sebep olur. Bu gibi yaklasimlarda illede bir felsefe ararsak herhalde en uygunlarindan biri pragmatizm olsa gerektir.

     Fakat denilebilir ki,her siyaset yaklasimi ,bilinçli veya bilinçsiz olarak bir dünya görüsüne dayanir. Bu pek dogru degildir. Çünkü böyle bir derleme kaçinilmaz olarak ,birbirinden çok farkli olmasi muhtemel temel görüslerden etkilenen önerileri,tamamen tesadüfi bir sekilde biraraya getirdiginden,bunu ileri sürenler birbirleriyle çelisen öneriler sunduklarini bile farkedemezler. Bu ise çok defa çikmaza girmis bir yaklasim demektir. Bunun arkasindan da o yaklasimin gönüllü aktörlerini hayal kirikligina ugratabilecek bir deger bosvermisligine sürükleyebilir. Böylece yozlasmis ve degerlerden soyulmus bir toplum ve siyaset anlayisi meydana gelebilecektir. Bundan dolayi her fikir ve siyasi yaklasim ,toplumun kültür kodlarina ve siyasi kültür egilimlerine uygun,en azindan bunlari dikkate alan tutarli siyaset felsefelerinden hareket etmelidir.

 


Adres : Ziyapaşa Bulvarı 26. Sokak No:6 ADANA
Tel : +90 322 4581832-4581883  Fax : +90 322 4500121  
E-mail:  mhp@mhp-adana.org.tr

Türk Milliyetçiliği'nin Doğuşu ve Gelişimi
  Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu ve Gelişimi

  Türk Devlet Geleneği ve Milliyetçiliği

  Modern Milliyetçiliğin Doğuşu

  Üç Tarzı Siyaset

  II.Meşrutiyet Döneminde Milliyetçilik ve İttihat Terakki

  Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak

Milliyetçi / Türkçü Akım (1923-1960)
  İmparatorluğun sonu, Milli Mücadele ve Yeni Devlet

  Ülkenin Yeniden İnşası, Türk Milliyetçiliği ve Kemalist Versiyonu

Türk Milliyetçiliği ve Siyasi Tavır
  1960'larda Siyasi ve İdeolojik Ortam

  Siyasi Saflaşma ve Sosyalist / Komünist Faaliyetlerin Yoğunlaşması

  Siyasi / İdeolojik Faaliyetlerin Kızışması ve Milliyetçi Camia

 

Türk Milliyetçiliği ve Doku Işık Doktrini
  Genel Özellikleri ve Gelişimi

  Temel Kavramlar ve Öncelikler

1980 Sonrasında Milliyetçi Harekette Gelişmeler
  12 Eylül Askeri Müdahelesi ve MHP Davası

  MP'den MÇP'ye..

  Yeniden MHP

 SONUÇ