Ana Sayfa
 
20 Mayıs 2012 Pazar
» Ana Sayfa
» Hakkımızda
» Genel Merkezimiz
» Tarihçemiz
» Başbuğ Türkeş
» Genel Başkanımız
» MHP Programı
» Resim Galerisi
» Adanamız
» Haberler
» Duyurular
» İl Başkanlığı
» İlçe Teşkilatları
» İl Kadın Kolları
» Bilgi & İstek
» Anket

 
 

 

Arama Siteleri:
Ziyaretçi Sayısı



 

Ülkenin Yeniden insasi,

Türk Milliyetçiligi ve Kemalist Versiyonu

Milli mücadeleye destek verenler hatta yönetenler arasinda hem Yttihat ve Terakki hem de Türk Ocagi gibi Cumhuriyet arifesinin en güclü teskilatlarinin özel bir önemi ve agirligi vardir. Bu bizzat mücadelenin ön saflarinda savasma ya da fikri destegini saglama seklinde tezahür etmistir. Milliyetçi/Türkçü entellektüeller milli mücadelenin bir devami olarak Anadoluda ortaya çikan devletle fikirlerinin hayata geçme imkanina kavustugunu düsünmüslerdir. Yeni durumun Türk milletinin yasama ve kalkinma azmini temsil ettigine ve bunun da son tarihi firsat olduguna samimi bir sekilde inanmislardir. Türk Ocaklari’nin 1931 yilin da kapandigi zamana kadar yeni kurumlarin ve politikalarin en güçlü savunucularindan biri olmasi, öncelikle bu inançlarindan, yani realiteyi yorumlayis sekillerinden kaynaklanmaktadir. Yine birlik ve beraberligin özellikle geçis dönemlerinde hayati bir önem tasidigini tartismasiz kabul etmeleri bu konumlarini pekistirmistir.

Miliyetçilik, ister istemez hem yönetici kadrosunun zihniyet dünyasini çevreleyen hem de devletin hamurunu olusturan ana fikirdir. Buna bagli olarak Cumhuriyetin kurucularinin öncelikli amaci, yeni milli devlete ve bu devletin hedeflerine meruiyet saglayacak bir "ideolojinin" yaratilmasi ve Osmanlinin son döneminden itibaren gelismeye baslayan milli bilincin köklestirilmesi olmustur. Ziya Gökalp ile Yusuf Akçura’nin öncülügündeki Türkçü/ milliyetçi fikir akimi bu açidan belli basli esin kaynaklariydi. Dayanismaci yani agir basan sosyal ve ekonomik politikalarda ( halkçilik ve devletçilik ) da ayni çizgiyi görmek mümkündür.

Gökalp, Yleri Gazetesi’nde 1922 yili içinde yayinlanan bir makalesinde milli mücadelenin önemini söyle anlatmaktadir:

" Biz hakiki bir millet gibi yasamaya ancak Milli Misakimizin dogmasiyla basladik. Zaten bes on seneden beri gençlik arasinda belirmeye çalisan milli mefkuremizin resmi ve siyasi bir kiymet olmasida milli misakimizin dogmasiyla basladi.

O halde, Milli Misakimizin feyizli semeresini Yunan ordusunu maglup ederek mukaddes yurdumuzdan kovmaya münhasir görmemeliyiz. Milletimizi içtimai vicdanin suursuz tabakasindan yükselterek suurlu tabakasina çikaran ve ona saltanat ve hakimiyet hakkinin bizzat kendisinde oldugunu anlatan da yine Milli Misakimiz degil midir?…"

Bir yabanci yazarin belirttigi gibi, Türk milliyetçiliginin en önemli "iç sorunlarindan" birinin, Osmanli devletinin Bati karsisinda devamli gerilemesinin iyice sarstigi "öz güven" ve "kendine saygi" duygusunu yeniden kazanmasi oldugunda süphe yoktur. Milli mücadele ve daha sonrasindaki gelismelerin bu açidan hayati bir rolü bulunmaktaydi. Türk milliyetçileri bu konuda basarili olmuslardir. Hem milli mücadelenin kazanilmasinda hem de temel bir ihtiyaç olan siyasi otoritenin tesis edilmesinde çok önemli görevler üstlenmislerdir. Milliyetçi söylem de öz güvenin kazanilmasinda teme kaynaklardan birini olusturmustur.

Buna ragmen özellikle Ziya Gökalp’in fikirleriyle/projeleriyle 1923 yili sonrasinin tamamen çakistigini söylemek yaniltici olacaktir. Diger bir çok Mesrutiyet döneminde yetisen entellektüelde oldugu gibi Gökalp de bas döndürücü hizdaki gelismelerin yasandigi bir ortamin içinde yasamis biriydi. Fikirlerinin ana temasinda bir farklilik olmasa bile bazi degisiklikler göze çarpiyordu. Hilmi Ziya Ülken’in "Türkiye’de Çagdas Düsünce Tarihi" isimli eserindeki bu konuyla ilgili degerlendirmesi oldukça açiklayicidir:

"Gökalp Türk sosyolojisinin kurucusudur. Ana kavramlari getirmis ve Fransiz sosyoloji ekolüne sadik bir ögretim teskilati yapmistir. Teorik alanda kurdugu esaslara dayanarak tarihimizi incelemeye kalkmis, sosyolojik, tetkikin ilk örneklerini vermistir. Kaynaklarinin yetmezligi ve genellestirme meraki yüzünden bazi dokunulacak noktalari da olsa genis hatlari ile degerini saklamaktadir… Gökalp ayni zamanda bir reformcudur. Bütün içtimai sorulari bu açidan cevaplandirmistir. Bu uzlasma sekli dogmasaydi modernciler ile Türkçüler ve Yslamcilarin arasinda gerginlik devam eder ve sorular cevapsiz kalirdi. Fakat siyasi olaylar reformcunun tasarisindan daha hizli gelistigi için Gökalp’in 4-5 yil içinde kendi planinda birkaç defa düzeltme yapmasina sebep oldugu gibi, son yillarinda baslayan içtimai devrimler silsilesi reform tasarilarina hiç uymayan sekilde gelismistir. 1924-1929 yillari arasinda tesirleri gittikçe darlasarak devam etmistir. Büyük düsünürün bütün fikirlerinin toptan ele alinmamasi, yayinlari arasindaki evrimin görülmemesi yanlis anlasilmasina sebep olmustur…"

 


Adres : Ziyapaşa Bulvarı 26. Sokak No:6 ADANA
Tel : +90 322 4581832-4581883  Fax : +90 322 4500121  
E-mail:  mhp@mhp-adana.org.tr

Türk Milliyetçiliği'nin Doğuşu ve Gelişimi
  Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu ve Gelişimi

  Türk Devlet Geleneği ve Milliyetçiliği

  Modern Milliyetçiliğin Doğuşu

  Üç Tarzı Siyaset

  II.Meşrutiyet Döneminde Milliyetçilik ve İttihat Terakki

  Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak

Milliyetçi / Türkçü Akım (1923-1960)
  İmparatorluğun sonu, Milli Mücadele ve Yeni Devlet

  Ülkenin Yeniden İnşası, Türk Milliyetçiliği ve Kemalist Versiyonu

Türk Milliyetçiliği ve Siyasi Tavır
  1960'larda Siyasi ve İdeolojik Ortam

  Siyasi Saflaşma ve Sosyalist / Komünist Faaliyetlerin Yoğunlaşması

  Siyasi / İdeolojik Faaliyetlerin Kızışması ve Milliyetçi Camia

 

Türk Milliyetçiliği ve Doku Işık Doktrini
  Genel Özellikleri ve Gelişimi

  Temel Kavramlar ve Öncelikler

1980 Sonrasında Milliyetçi Harekette Gelişmeler
  12 Eylül Askeri Müdahelesi ve MHP Davası

  MP'den MÇP'ye..

  Yeniden MHP

 SONUÇ