Ana Sayfa
 
20 Mayıs 2012 Pazar
» Ana Sayfa
» Hakkımızda
» Genel Merkezimiz
» Tarihçemiz
» Başbuğ Türkeş
» Genel Başkanımız
» MHP Programı
» Resim Galerisi
» Adanamız
» Haberler
» Duyurular
» İl Başkanlığı
» İlçe Teşkilatları
» İl Kadın Kolları
» Bilgi & İstek
» Anket

 
 

 

Arama Siteleri:
Ziyaretçi Sayısı



 

MESRUTiYET DÖNEMiNDE MiLLiYETÇiLiK VE iTTiHAT VE TERAKKi

ittihat ve Terakki Türkiye’nin yakin tarihine hakim olmus ve damgasini vurmus ilk ve en büyük siyasi teskilattir. ittihat ve Terakki II. Mesrutiyetin ilan edilmesini saglayan, akabinde giderek artan ölçülerde iktidara sahip olan ve nihayetinde ülke kaderi üzerinde mutlak hakimiyet tesis eden fikradir.

Mamafih ittihat ve Terakki sadece bir siyasi firka veya parti degildi. Türk siyaset ilminin ve siyasi tarihinin kurucu babalarindan Tarik Zafer Tunaya’nin ifadesiyle "Bir tarih döneminin ve de bir kusagin bütün sorunlarini yüklenmis ve yansitmis bir ‘Cemiyet’ti. Bir Partiden öte bir seydi." Tunaya, baska bir yerde de söyle demektedir: "İttihat ve Terakki, hem bir devri, hem bir kusagi kapsar ve hayale kadar varan isteklerin gerçeklestiricisi olmaya çalisan bir siyasal partinin de adi olmustur."

İttihat ve Terakki’nin teskilati ile kadrosu, kendilerinden önceki genç Osmanlilarin, Osmanli modernlesmesinin bir ürünü olan egitim kurumlarinin, kültürel veçheri milliyetçilik hareketinin, Osmanli devletinin meseleleri ve buna aranan hal çareleri tecrübelerinin izlerini tasimaktadir. İttihatçilik kültürel veçhesinden etkilendigi milliyetçiligin siyasi kanadinda yer almakla kalmamis, kültürel milliyetçiligin gelismesine katkida bulunabilecek planli desteklerde bulunmustur.

1908 yilinda baslayan II.Mesrutiyet dönemi ayni zamanda Osmanlinin son 10 yilina tekabül etmistir.İlber Ortayli’nin ifadesiyle imparatorlugun en uzun son yüzyilindaki Sükrü Hanioglu’nun ifadesiyle en uzun son 10 yili bu II.Mesrutiyet dönemidir. Bu dönem İmparatorluktan milli devlete geçisi, Osmanli’nin tasviyesiyle Cumhuriyet’in inssasini hazirlayan dönemdir. Ve bu itibarla Cumhuriyet tarihinin özellikle kurulus dönemi ile fikir akimlarini anlayabilmek bakimindan II.Mesrutiyet bir tür siyasi ve tarihi labaratuvar olarak degerlendirilebilir.

Biz bu labaratuvara milliyetçiligi siyaseten ve tarihen anlayabilmek için girecegiz. Dolayisiyla II.Mesrutiyet dönemi ile İttihat ve Terakki’yi tafsilati ile anlatmadan resmettigimiz milliyetçiligin tablosundaki yeri kadar ele alacagiz.

ittihat ve Terakki Cemiyeti’nin 1890 tarihli nizamnamesinde, cemiyetin kurulus amaci söyle ifade ediliyor:

" Hükümet-i haziranin adalet, müsavat, hürriyet gibi hukuk-u beseriyeyi ihlal eden ve bütün Osmanlilari Terakkiden men ile vatani ecnebi yedd-i tasallut ve itizabina düsüren usuli idaresinin İslam ve Hristiyan vatandaslarimizi ikaz maksadiyla kadin ve erkek bircümle Osmalilardan mürekkep, Osmanli İttihat ve Terakki Cemiyeti tesekkül etmistir."

Tesekkül eden bu gizli cemiyet daha sonra kurulmus diger irili ufakli cemiyetlerle birlesmek suretiyle Osmanli cografyasindaki en güçlü teskilat haline gelmistir. Cemiyetin asil merkezi Selanik’te üstlenmis olup esasen büyük ölçüde genç subaylari ve bir ölçüde de genç memurlara dayanmaktadir. Hatta artik, "Rumeli’de İttihatçi olmayan bir subay bulmak imkansizdir." İttihatçilik Balkanlardaki ayrilikçilarla mücadelerden kaynaklanan Balkanli bir ruhla dolmustur. Bu yüzden İttihat ve Terakkinin nüfus kagidinda Balkanlarin yazdigi söylenebilir.

ittihat ve Terakki’nin Balkanliligi siyasi, sosyal ve tarihi zemini olan bir realitedir. Bu realitenin bazi olumsuz veçheleri de vardir, ki bunlar, komitacilik, partizanlik olarak özetlenebilir. İttihatçilar Yunan, Bulgar ve Sirp komitaciligina karsi mücadele ettiginden, Osmanli müslümanlarini ve Türklerini korumasiz olarak görüyorlardi. Dolayisiyla kendilerini Müslüman ve Türkleri koruyan bir mukaddes cemiyet olarak görmektedirler. Bu yüzden de İttihatçilar kendilerine katilmayan herkesin vatanseverliklerinden süphe duymus, hatta kendilerine muhalif olanlara vatan haini muamelesi yapmislardir. Bu tavir partizanligi ve siyasette sertlesmeyi getirmis, İttihatçi olmayanlarda memleketteki her yanlis isten ittihatçilari suçladiklarindan II. Mesrutiyetin hürriyetçi ortamini devam ettirmek mümkün olmamistir. Ayrica "Hürriyet"i kendi ayrilikçi amaçlarina alet etmek isteyenlerin varligi da hürriyet ortamina menfi tesir etmistir.

II. Mesrutiyet ilk ilan edildiginde fevkalade müspet bir hava olmustur. Bir tarihçimizin ifedesiyle:

" Dünyada pek az hareket Osmanli Mesrutiyeti kadar büyük ümitler dogurmustur ve keza pek az hareket dogurdugu ümitleri bu kadar çabuk ve kati olarak bosa çikarmistir."

Bu hayal kirikligini ve Osmanli’dan milli devlete geçisin isaretlerini Ziya Gökalp’in bir siirinde müsahade edebiliriz.

" Bir ülke ki topraginda, baska ilin gözü yok, Her ferdinde mefkure bir, lisan, adet, din birdir.Meb’usani temiz, orda Bosolarin sözü yok,Hudunda evlatlari, seve seve can verir; Ey Türkoglu, iste senin orasidir vatanin!"

Siirde ismi geçen Bosol efendi, Osmanli Meclis-i Mebusan’inda mebus olarak bulunmus ve ayrilikçi faaliyetleriyle taninmis bir isimdir.

II Mesrutiyet dönemiyle İttihat ve Terakki Yusuf Akçura’nin Üç Tarz-i Siyaset’te koordinatlarini çizdigi Osmanlicilik, İslamcilik ve Türkçülük arasinda gidip gelmistir. Degisen sartlar ve "Devletin kurtarilmasi" kaygusu ile Üç Tarz-i Siyaset arasinda tercihen ziyade mecburiyet saikiyle karar kilinacaktir. Bu kararda imparatorlugun 1870-1920 yillari arasinda sahibi oldugu topraklarin ve hakimiyet alanlarinin %85’ini, nüfusunun%75’ini kaybetmis olmasi tayin edici bir mevki kazanacak, elde kalan toprak ve nüfusun karakteristikleri Türkiye-yi "milli devlet" güzergahina yerlestirecektir.

Milli devlet güzergahina ray döseyenler, siyasi gelismeler yaninda kültürel milliyetçiler olmustur. Milliyetçiler parlementoda ve siyaset küresinde milliyetçilikten intina ederken kültürel ilmi sahalarda ise milliyetçilik boy vermektedir; "(…)Her türüyle-siyasal, ekonomik, sosyal-Türk milliyetçiligi yayinlarin konusu olmustur. Milli iktisat, milli cografya, milli tarih, milli edebiyat, milli müzecilik, milli filmcilik gibi müesseseslerin kuruluslari her firsatta müjdelenmekdir."

 


Adres : Ziyapaşa Bulvarı 26. Sokak No:6 ADANA
Tel : +90 322 4581832-4581883  Fax : +90 322 4500121  
E-mail:  mhp@mhp-adana.org.tr

Türk Milliyetçiliği'nin Doğuşu ve Gelişimi
  Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu ve Gelişimi

  Türk Devlet Geleneği ve Milliyetçiliği

  Modern Milliyetçiliğin Doğuşu

  Üç Tarzı Siyaset

  II.Meşrutiyet Döneminde Milliyetçilik ve İttihat Terakki

  Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak

Milliyetçi / Türkçü Akım (1923-1960)
  İmparatorluğun sonu, Milli Mücadele ve Yeni Devlet

  Ülkenin Yeniden İnşası, Türk Milliyetçiliği ve Kemalist Versiyonu

Türk Milliyetçiliği ve Siyasi Tavır
  1960'larda Siyasi ve İdeolojik Ortam

  Siyasi Saflaşma ve Sosyalist / Komünist Faaliyetlerin Yoğunlaşması

  Siyasi / İdeolojik Faaliyetlerin Kızışması ve Milliyetçi Camia

 

Türk Milliyetçiliği ve Doku Işık Doktrini
  Genel Özellikleri ve Gelişimi

  Temel Kavramlar ve Öncelikler

1980 Sonrasında Milliyetçi Harekette Gelişmeler
  12 Eylül Askeri Müdahelesi ve MHP Davası

  MP'den MÇP'ye..

  Yeniden MHP

 SONUÇ