Ana Sayfa
 
20 Mayıs 2012 Pazar
» Ana Sayfa
» Hakkımızda
» Genel Merkezimiz
» Tarihçemiz
» Başbuğ Türkeş
» Genel Başkanımız
» MHP Programı
» Resim Galerisi
» Adanamız
» Haberler
» Duyurular
» İl Başkanlığı
» İlçe Teşkilatları
» İl Kadın Kolları
» Bilgi & İstek
» Anket

 
 

 

Arama Siteleri:
Ziyaretçi Sayısı



 

TÜRKLEŞMEK, İSLAMLAŞMAK, MUASIRLAŞMAK

Ziya Gökalp’in fikirlerinin izahina geçmeden önce, bununla dogrudan iliskili olan hayatina kisaca bir bakmak ögretici olacaktir. Gökalp, 23 Mart 1876 tarihinde Diyarbakir’da dogdu. Diyarbakir bölgesi Türkler’in Anadolu’ya gelisiyle Türk iskanina açilan yerlerdendir. Arap, Fars ve Türk medeniyet havzalarina, Kadim Mezopotamya medeniyet kaynaklarina yakin, ticaret yollari üzerinde yer alan bir sehirdir.

Diyarbakir’in cografi ve kültürel konumu, kültür ve egitim sahasindaki canlilikla birlesince, bunun yeni yetisen nesillere tesiri müspet yönde olmustur. Babasi da mevki ve fikirleri itibariyle Gökalp’in yetismesinde etkili olmustur. Tefvik Bey, I. Mesrutiyet döneminde liberal ve vatanperver yazilar nesretmis bir memurdur. Ogluna da hürriyet, vatan ve Namik Kemal sevgisini asilayan odur. Onun Gökalp’e etkisini anlayabilmek bakimindan Gökalp’in kendi ifadelerine basvurabiliriz:
"Simdi asil meseleye gelelim. Daha ondördüme yeni giriyordum. Birgün babam bir dostuyla konusuyordu. Dostu ona, benim okumaya olan merakimdan bahsetti. Tahsil için Avrupa’ya gönderilirsem, memlekete bir alim yetisebilecegimi söyledi. Babam dedi ki:

" - Tahsil için Avrupa’ya giden gençler yanliz Avrupa ilimlerini ögrenebilirler. Milli benliklerinden aciz kalirlar. Medreseye girenlerde iyi hoca bulurlarsa, milli ve dini irfanimiza az çok vakif olabilirler. Fakat bunlar da Avrupa ilimlerinden mahrum kalirlar. Bence memleketimize en faydali alimler, bizim için müstacelen bilinmesi lazim olan hakikatleri bilenlerdir. Bu hakikatler ne Avrupa ilimlerinde, ne de milli bilgilerimizde mevcuttur. Gençlerimiz bir taraftan Fransizca’yi, diger taraftan da Arabi’yi ve Farisi’yi iyi ögrenmeli. Ondan sonra hem Garp ilimlerine, hem Sark bilgilerine mükemmelen vakif olmali. Sonra da bunlari mukayese ve telifle milletimizin muhtaç oldugu büyük hakikatleri çikarmalidir. Yste eger ömrüm vefa ederse ben Ziya’yi bu surette yetistirmeye çalisacagim."

"Zavalli babacigim bu sözleri söyledikten sonra bir sene bile yasamadi. Binaenaleyh programini tatbik edemedi. Fakat bu sözler mukaddes bir vasiyetname mahiyetinde olarak ruhumda celi yazilarla mahkuk kaldi. Bu vasiyetnameyi ömrümün hiçbir aninda unutamadim. Ve unutmayacagim zira bu sözler hayatimda büyük bir inkilaba bais oldu."

Gökalp, babasinin programini takip edemesede az çok bu yönde bir egitimi Diyarbakir’da aldi. Jön Türklerin etkisiyle Avrupai fikirlerle münasebet kurarken, bir yandan Asik Garip, Sah Ysmail, Kerem ile Asli, Köroglu gibi halk edebiyati eserlerini okudu, diger yandanda Gazali, Ybn Sina, Ybn Rüsd gibi Yslam filozoflari ile Ybn Arabi, Celaleddin Rumi gibi mutasavvuflarin fikirlerini ögrendi. Diyarbakir’da iken Yttihat ve Terakki Cemiyeti ile irtibat kuran Gökalp, II. Mesrutiyet sonrasinda bu cemiyetin merkez-i umumi üyeligine seçilecektir.

Diyarbakir’dan Ystanbul ve Selanik’e giden Gökalp, siyasi bir kimlige sahip bulunsa da, güncel siyasetin disinda kalacak ve fikri-kültürel alandaki ugrasini sürdürecektir. 1911-1912 yillarinda Selanik’teki Yttihat ve Terakki Sultanisine felsefe ve sosyoloji hocasi olarak tayin edilen Gökalp, daha sonra Darülfunun da ve Türkiye’de sosyoloji kürsüsünü ilk kuran kisi olacaktir.

Gökalp,Genç Kalemler Türk Yurdu,Halka Dogru, İslam Mecmuasi, İçtimaiyat Mecmuasi gibi dergilerde yazmis ve bunlar, devrin bütün aydinlarinin hararetle takip ettigi yazilar olmustur. I. Dünya savasindan sonra sürüldügü Malta’dan döndükten sonra Diyarbakir’da çikardigi küçük dergi de ayni hararetle okunmus, Gökalp Diyarbakir’dan Ystanbul’daki Türk fikir hayatini adeta yönlendirmistir.

Gökalp, 25 Ekim 1924 de vefat ettiginde TBMM ikici dönem Diyarbakir millet vekiliydi ve esiyle üç çocuguna emekli ayligi disinda serefli bir manevi miras birakmisti.

Türk milliyetçiliginin tarihinde "Milli mütefekkir" Ziya Gökalp’in mümtaz bir yeri oldugu herkesçe bilinmektedir. Bilinen bir baska sey de Gökalp’in Türkiye’de ilk sosyolog oldugu, üniversitede o zamanki adiyla Darülfünun da ilk sosyoloji kürsüsünü kurdugudur. Türkiye’deki dil, edebiyat, tarih, sosyoloji, iktisat, hukuk, hasili hemen hemen bütün sosyal bilimleri Türk milliyetçileri kurmus ve inkisaf etmislerdir. Ne yazik ki son yillarda Türk milliyetçileri bu alandaki öncülük konumlarini kaybetmisler ve bu kaybedis, Türkiye’deki sosyal bilimlerin problemlerini, mesruiyet krizlerini ve toplumla irtibatsizligini beraberinde getirmistir.

Türk milliyetçiligi, Türk milletinin medeniyet bayraktarligini yaptigindan, Türk milliyetçileri de entellektüel kapasiteleri ve medeniyet davasina yaptiklari katkilarla dikkat çekmislerdir. Ziya Gökalp’in yaninda, Yusuf Akçura, Fuat Köprülü, Ahmet Agaoglu gibi burada sayamayacagimiz kadar çok sayida isim sadece Türk milliyetçiliginin degil Türk fikir hayatinin ve medeniyet davasininda birer simgesidirler.

 


Adres : Ziyapaşa Bulvarı 26. Sokak No:6 ADANA
Tel : +90 322 4581832-4581883  Fax : +90 322 4500121  
E-mail:  mhp@mhp-adana.org.tr

Türk Milliyetçiliği'nin Doğuşu ve Gelişimi
  Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu ve Gelişimi

  Türk Devlet Geleneği ve Milliyetçiliği

  Modern Milliyetçiliğin Doğuşu

  Üç Tarzı Siyaset

  II.Meşrutiyet Döneminde Milliyetçilik ve İttihat Terakki

  Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak

Milliyetçi / Türkçü Akım (1923-1960)
  İmparatorluğun sonu, Milli Mücadele ve Yeni Devlet

  Ülkenin Yeniden İnşası, Türk Milliyetçiliği ve Kemalist Versiyonu

Türk Milliyetçiliği ve Siyasi Tavır
  1960'larda Siyasi ve İdeolojik Ortam

  Siyasi Saflaşma ve Sosyalist / Komünist Faaliyetlerin Yoğunlaşması

  Siyasi / İdeolojik Faaliyetlerin Kızışması ve Milliyetçi Camia

 

Türk Milliyetçiliği ve Doku Işık Doktrini
  Genel Özellikleri ve Gelişimi

  Temel Kavramlar ve Öncelikler

1980 Sonrasında Milliyetçi Harekette Gelişmeler
  12 Eylül Askeri Müdahelesi ve MHP Davası

  MP'den MÇP'ye..

  Yeniden MHP

 SONUÇ